📍 SAYFİYE KRONİĞİ
SİTENİN ÇOCUKLARI

Erdek'ten Çeşme'ye Yazlık Medeniyeti, Apartman Savaşları & Aidat Dramaları

Site Yönetimi & Apartman 📍 Yalova, Çınarcık, Teşvikiye, Marmara

Yalova Çınarcık Çınarkent Sitesinde Çatı Faturası ve Müteahhit Kayinbirader Baskını

850 bin TL'lik çatı aktarma ihalesinin yöneticinin kayınbiraderine verilmesi, delik ziftli mukavvalar ve genel kurulda havada uçuşan ıslak kova tutanakları.

📌 Yazlık Kanunu: "Çatı aktarma ihalesinde en düşük teklifi veren firmanın vergi levhasında yöneticinin kayınbiraderinin adı yazıyorsa, o çatıdan içeriye yağmur değil, TCK Madde 155 damlar."
SC Sitenin Çocukları Masası
Anı kodu: cati-aktarma-faturasi-ve-muteahhit-kayinbirader-suphesi
Yalova Çınarcık Çınarkent Sitesinde Çatı Faturası ve Müteahhit Kayinbirader Baskını

I. Dördüncü Katta Sarı Damlalar: Saat 04.30 Lodos Fırtınası

Ekim ayının ilk pazar sabahıydı.

Saat tam 04.30’du.

Yalova Çınarcık Teşvikiye sahilindeki 180 dairelik Çınarkent Sitesi şiddetli lodosla sarsılıyordu.

Marmara Denizi’nden yükselen dev dalgalar sahil istinat duvarını dövüyordu.

Bardaktan boşalırcasına sert bir yağmur yağıyordu.

Rüzgâr panjurları yerinden sökecek gibi uğulduyordu.

F Blok dördüncü kat 16 numarada emekli coğrafya öğretmeni Şinasi Bey uyuyordu.

Karanlıkta ritmik ve sinir bozucu bir su damlama sesiyle uyandı:

Şıp… Şıp… Şıp!

Şinasi Bey lambanın düğmesine bastı.

Yatak odasının tavanından sarı, paslı ve yağlı bir su damlıyordu.

Damlalar doğrudan Şinasi Bey’in kütüphanesindeki ansiklopedilerin üzerine düşüyordu.

Deri ciltli kitaplar saniyeler içinde sırılsıklam oldu.

Şinasi Bey dehşetle feryat etti:

— “Melahat kalk! Çatı yine akıyor!”

Melahat Hanım mutfaktan plastik yoğurt kovasını kaptı.

Damlayan noktanın altına yerleştirdiler:

Tık, tık, tık!

Şinasi Bey tavandaki çatlağa yakından baktı.

Tavan alçısı kabarmış, koca bir su balonu oluşmuştu.

Halılar göle dönmüştü.

O sırada üst kattan ve yan dairelerden de benzer feryatlar yükseldi.

Telefonlar ardı ardına çalmaya başladı.

Şinasi Bey sinirden yumruklarını sıktı:

— “Daha iki ay önce çatıya 850 bin TL ödedik!”

— “Daire başı 25 bin TL nakit avans verdim ben!”

— “Bunun hesabını sormazsam bana da Şinasi demesinler!”


II. 850 Bin TL’lik İhale: Üç Teklif Masalı

Bu çatı meselesi aslında haziran ayındaki olağanüstü kurulda başlamıştı.

Sitenin on iki bloğunun kiremit çatıları kırk yıllıktı.

Kiremitler kırılmıştı, baca dipleri su alıyordu.

Ahşap taşıyıcı mertekler çürümüştü.

Site Yönetim Kurulu Başkanı Fehmi Bey genel kurulda kürsüye çıkmıştı.

Fehmi Bey elinde kalın mavi bir dosya sallamıştı:

— “Muhterem komşularım, kış kapıda!”

— “Çatılarımız çürümüş, komple aktarılması şarttır.”

— “Piyasadan üç ayrı kurumsal inşaat firmasından teklif topladım.”

— “A Firması 1 milyon 400 bin TL istedi.”

— “B Firması 1 milyon 200 bin TL teklif verdi.”

— “Fakat ben sizin için gece gündüz pazarlık yaptım.”

— “Öz-Kardeşler Çatı İzolasyon firmasını 850 bin TL’ye ikna ettim!”

— “Daire başı sadece 25 bin TL ek avans düşüyor.”

— “İskele kurulacak, su yalıtımı yapılacak, 10 yıl garanti verilecek!”

Salonda büyük alkışlar kopmuştu.

Fehmi Bey büyük bir tasarruf kahramanı ilan edilmişti.

Yazlıkçılar emekli ikramiyelerinden kıyıp paraları banka hesabına yatırmıştı.

Temmuz ayında siteye eski model beyaz bir transit kamyonet girmişti.

Kamyonetin kasasında üç genç usta vardı.

Çatılarda üç hafta boyunca çekiç sesleri yankılanmıştı:

Tak, tak, tak!

İş güya bitmişti.

Fehmi Bey 850 bin TL’yi firmanın hesabına tek kalemde aktarmıştı.

Fakat ilk lodos yağmurunda tüm blokların son katları göle döndü.


III. Vergi Levhasındaki Sır: Öz-Kardeşler Kimin?

Emekli Defterdarlık Denetmeni Şinasi Bey fırtınanın dinmesini beklemedi.

Pazartesi sabahı erkenden yola çıktı.

Çınarcık Vergi Dairesi’ndeki eski mesai arkadaşlarını aradı.

Yönetimin panoya astığı faturadaki vergi kimlik numarasını sorgulattı.

Fatura başlığında “Öz-Kardeşler Yapı İzolasyon Ltd. Şti.” yazıyordu.

Şinasi Bey bilgisayar ekranına gelen şirket sicil kaydına dikkatle baktı.

Gördüğü bilgiler karşısında kan beynine sıçradı.

Şirket sadece dört ay önce kurulmuştu.

Sermayesi sadece 10 bin TL olarak gösterilmişti.

Ve şirketin tek hâkimi, kurucusu ve müdürü tanıdık bir isimdi:

Şükrü Çelik!

Şinasi Bey kafasındaki taşları anında birleştirdi.

Şükrü Çelik, Yönetici Fehmi Bey’in öz be öz kayınbiraderiydi!

Yani Fehmi Bey’in eşi Nuran Hanım’ın küçük erkek kardeşiydi.

Şinasi Bey hemen fatura adresine gitti.

Çınarcık sanayisindeki adreste şirketin değil, terk edilmiş bir lastikçinin olduğu anlaşıldı.

Ardından diğer iki yüksek teklifi mercek altına aldı.

A ve B firmalarının kaşelerindeki adreslere baktı.

O adreslerde öyle firmalar tamamen hayaliydi.

Kaşeler sanayide sahte olarak bastırılmış naylon evraklardı.

Şinasi Bey elindeki teknik şartnameyle Yalova Çatı Ustaları Odası’na gitti.

Gerçek kurumsal inşaat mühendislerine projeyi gösterdi.

Odanın başmühendisi dosyayı inceleyip güldü:

— “Şinasi Bey bu işin piyasa tavan maliyeti 410 bin TL’dir.”

— “850 bin TL resmen fahiş bir soygundur!”

— “Üstelik çatıya membran değil, en ucuz ziftli karton sermişler!”

— “Bu kartonlar ilk güneşte çatlar, ilk yağmurda su geçirir!”

Şinasi Bey banka dekontlarının izini de sürdü.

Sitenin ortak hesabından çıkan 850 bin TL hemen ertesi gün çekilmişti.

Bu paranın 250 bin TL’si Fehmi Bey’in kızının hesabına aktarılmıştı.

Resmi soygun banka kayıtlarıyla belgelenmişti.

Ayrıca denetçi Vedat Bey’in de göz yumduğu anlaşıldı.

Fehmi Bey denetçiye köyden beş teneke zeytinyağı göndermişti.

Denetçi de evrakları okumadan ‘Uygundur’ diye imzalamıştı.


IV. Çay Bahçesinde Olağanüstü Baskın: Saat 11.00

Pazar sabahı saat tam 11.00’de sitenin çay bahçesi ana baba gününe döndü.

Yüz elli kat maliki sandalyeleri hıncahınç doldurmuştu.

Hava soğuktu fakat bahçede tansiyon tavandı.

Dördüncü kat sakinleri yanlarında tavandan damlayan suların kovalarını getirmişti.

Paslı, sarı ve köpüklü sular dolu yoğurt kovaları divan masasının önüne dizildi.

Herkes elinde banka dekontlarını sallıyordu.

Emekli hemşire Zehra Hanım dekontunu masaya çarptı:

— “Alın işte 25 bin TL ödedim!”

— “Mutfak tavanım kafama çöktü!”

Yönetici Fehmi Bey lacivert takım elbisesini giymiş, sakin görünmeye çalışıyordu.

Masaya oturdu ve mikrofona hafifçe vurdu:

— “Değerli komşularım, lodos fırtınası çok şiddetliydi.”

— “Çatıda ufak tefek terlemeler ve kılcal sızıntılar olmuş.”

— “Müteahhit firma yarın gelip garanti kapsamında bakacak.”

— “Lütfen paniğe kapılmayalım.”

Tam o anda Şinasi Bey arka sıradan ayağa fırladı.

Elinde kırmızı bir klasör tutuyordu.

Ağır adımlarla masaya doğru yürüdü:

— “Hangi müteahhit firma bakacak Fehmi Bey?”

— “Kayınbiraderin Şükrü mü bakacak?”

Çay bahçesinde ölümcül bir sessizlik oldu.

Dallardaki serçelerin sesi bile kesildi.

Fehmi Bey’in yüzü kireç gibi bembeyaz kesildi:

— “Şinasi Bey ne alakası var? Ne kayınbiraderi?”

— “İftira atıp genel kurulu provoke etmeyin!”

Şinasi Bey kırmızı klasörü açtı.

Şirket sicil gazetesini Fehmi Bey’in burnuna doğru fırlattı:

— “İşte burada yazıyor sahtekâr herif!”

— “Öz-Kardeşler İzolasyon’un tek sahibi kayınbiraderin Şükrü Çelik!”

— “Şirketi ihaleden iki ay önce kurdurmuşsun!”

— “Diğer iki teklif de sahte kaşeyle basılmış naylon teklif!”

— “410 bin liralık çatıya 850 bin lira fatura kestirdin!”

— “Aramızdaki 440 bin lirayı kayınbiraderinle paylaştın mı paylaşmadın mı?”


V. Masaların Devrilmesi ve TCK 155 İthamları

Çay bahçesi bir anda cehennem yerine döndü.

Sakinlerden emekli astsubay Ahmet Bey ayağa fırladı:

— “Haram zıkkım olsun verdiğimiz paralar!”

Ahmet Bey önündeki koca yoğurt kovasını kaptı.

Tavandan biriken paslı sarı suyu divan masasına doğru var gücüyle savurdu:

Şılap!

Fehmi Bey’in takım elbisesi çamurlu suyla baştan aşağı ıslandı.

Karar defteri, mikrofon ve faturalar çamur içinde kaldı.

Genel kurulda beyaz monoblok sandalyeler havada uçuştu.

Komşular Fehmi Bey’in üzerine yürüdü:

— “Yuh olsun sana be adam!”

— “Biz emekli maaşımızdan kıstık verdik o parayı!”

— “Torunların rızkını kayınbiraderine mi peşkeş çektin?”

Fehmi Bey’in yardımcısı araya girmeye çalıştı.

Fakat komşulardan Selim Bey yardımcının yakasına yapıştı.

Şinasi Bey devrilen mikrofonu yerden aldı ve haykırdı:

— “Sayın kat malikleri sakin olun!”

— “Fiziki müdahale yok, kanun var!”

— “Türk Ceza Kanunu Madde 155 çok açıktır!”

— “Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçudur bu!”

— “Cezası bir yıldan yedi yıla kadar hapistir!”

— “Ayrıca TCK Madde 207 gereğince özel belgede sahtecilik vardır!”

— “Kat Mülkiyeti Kanunu Madde 38 gereği yönetici vekil gibi sorumludur!”

— “Bu parayı kuruşu kuruşuna senden geri alacağız!”

Fehmi Bey iki yardımcısının arkasına saklanarak arabasına doğru kaçtı.

Arkadan fırlatılan plastik çay tabakları ve madeni paralar arabasının camına çarptı:

Çat, çat, çın!

Gaza basıp toz duman içinde siteden uzaklaştı.


VI. Adliye Koridorları ve Kayınbiraderin İflası

Pazartesi sabahı Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na resmi suç duyurusu yapıldı.

Şinasi Bey kırk beş kat malikinin ıslak imzalı dilekçesini savcıya teslim etti.

Yalova Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne de KMK Madde 34 uyarınca dava açıldı.

Yöneticinin acilen azli ve hesapların bilirkişiye devri istendi.

Mahkeme derhal tedbir kararı aldı.

Sitenin banka hesapları bloke edildi.

Fehmi Bey’in ve kayınbirader Şükrü’nün taşınmazlarına ihtiyati haciz konuldu.

Bilirkişi heyeti çatıları adım adım inceledi.

Hazırlanan resmi bilirkişi raporunda şu tespitler yer aldı:

“Kullanılan su yalıtım örtüleri standart dışıdır.”

“İşçilik piyasa rayicinin iki katı fahiş fiyatla faturalandırılmıştır.”

“Sitenin doğrudan 440 bin TL zarara uğratıldığı kesinleşmiştir.”

Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ceza davası açıldı.

Fehmi Bey ve kayınbiraderi Şükrü sanık sandalyesine oturdu.

Şükrü mahkemede suçunu itiraf etti:

— “Eniştem bana ‘şirketi aç, kaşeleri bastır, parayı kırışırız’ dedi hâkim bey…”

— “Ben sadece kamyoneti sürdüm, paranın çoğunu o aldı.”

Mahkeme heyeti kararını açıkladı:

Yönetici Fehmi Bey’e hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaktan 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Kayınbirader Şükrü ise 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Zararın faiziyle birlikte Fehmi Bey’in villasından icra yoluyla tahsiline hükmedildi.

Fehmi Bey mahkeme salonunda başını ellerinin arasına aldı.

Sitede ise acil olağanüstü kurul toplandı ve yeni yönetim seçildi.

Çatılar bu kez gerçek bir kurumsal firmaya hakkıyla yeniden yaptırıldı.

Eski sahte faturalar ise sitenin ilan panosuna ibret olsun diye asıldı.

Çınarcık sahilinde sonbahar poyrazı esiyordu.

Artık dördüncü kat tavanlarından sarı damlalar damlamıyordu.

Fakat Çınarkent sakinleri her faturaya baktığında şu dersi hatırlıyordu:

Akrabaya ihale vermek çatıyı değil, ancak ve ancak komşuluk ahlakını delip geçerdi.

O çatı bir daha asla su almadı.

Adalet ise yerini kuruşu kuruşuna buldu.

Sıradaki Yazlık Dosyaları