Bodrum Bitez Mandalin Evleri Sitesinde Kedi Besleyen Sakine Noterden Üçüncü İhtarname
Ortak begonvil bahçesinde 14 kedi evi, yoğurt kaplarında tavuk ciğeri ve Kat Mülkiyeti Kanunu Madde 18 uyarınca tahliye davası açan komşuların mama kabı savaşı.
sitede-kedi-kopek-besleyen-sakine-noterden-ucuncu-ihtarname
I. Mandalina Ağacının Gölgesinde Yoğurt Kapları: Saat 06.30
Ağustos ayının en sıcak perşembe sabahıydı.
Saat tam 06.30’du.
Bodrum Bitez vadisindeki 120 villalık Mandalin Evleri Sitesi uyanıyordu.
Hava henüz ısınmamıştı.
Mandalina yapraklarının üzerinde sabah çiği parlıyordu.
C Blok zemin kat 2 numaranın ahşap panjuru gıcırtıyla açıldı.
Dairede emekli arkeolog Şule Akman yaşıyordu.
Şule Hanım altmış beş yaşındaydı.
Gözünde kalın kemik çerçeveli gözlüğü vardı.
Boynunda Bodrum mavisi boncuklu fuları sallanıyordu.
Elinde iki kiloluk teneke bir tavuk ciğeri konservesi tutuyordu.
Parmak uçlarına basarak bahçeye çıktı.
Ayağında turuncu renkli bahçe terlikleri vardı.
Ortak çimlerin köşesindeki asırlık zeytin ağacına doğru yürüdü.
Ağacın dibinde tam on dört adet strafor kedi evi diziliydi.
Evlerin üzeri mavi çöp poşetleriyle kaplanmıştı.
Şule Hanım cebinden metal bir çatal çıkardı.
Boş yoğurt kaplarına kokulu ciğerleri teker teker paylaştırdı.
Kutuların yanına da bayat ekmek ve salam parçaları serpti.
Ardından pisi pisi diyerek seslendi:
— “Gelin yavrularım, gelin canlarım!”
— “Şule anneniz size ziyafet hazırladı!”
Çalılıkların arasından tam yirmi iki kedi fırladı.
Kediler miyavlayarak kapların etrafına üşüştü.
Ağacın arkasından da üç iri sokak köpeği neşeyle çıktı.
Köpekler sevinçten kuyruklarını salladı.
Mamaların kokusu saniyeler içinde bütün bloğu sardı.
Ve o ağır koku rüzgârla birlikte birinci katın balkonuna doldu.
II. KMK 18 ve Çimlerdeki Dışkı Tutanakları
Birinci katta oturan emekli tekstil fabrikatörü Vedat Bey yatağında döndü.
Burnuna gelen ağır ciğer kokusuyla irkilerek uyandı.
Vedat Bey aşırı titiz bir insandı.
Evinin her köşesinde dezenfektan şişeleri dururdu.
Balkon kapısını açtı.
Dışarıdaki sıcak havayla birlikte yüzüne ağır bir koku çarptı.
Gözleri fal taşı gibi açıldı:
— “Yine başladı ciğer seansı!”
— “Bütün yeşil sinekler balkona üşüştü!”
Vedat Bey balkondan aşağıya baktı.
Çimlerin üzerinde yirmi iki kedi ve üç sokak köpeği kahvaltı yapıyordu.
Bir sokak köpeği Vedat Bey’in özenle suladığı begonvillerin dibine çiş yapıyordu.
Ayrıca çimlerde üç günlük kurumuş dışkılar duruyordu.
Gece saat 04.00’te bu köpekler motosikletlilere havlamıştı.
Bütün site sabaha kadar gözünü kırpmamıştı.
Vedat Bey parmaklıklara tutunup avazı çıktığı kadar bağırdı:
— “Şule Hanım! Yeter artık illallah ettik!”
— “Burası mandalina sitesi mi, belediye hayvan barınağı mı?”
— “Sineklerden balkonda kahvaltı yapamıyoruz!”
Şule Hanım başını yukarı kaldırdı:
— “Onlar dilsiz kullar Vedat Bey!”
— “Aç mı kalsın bu masumlar?”
— “Biraz merhametiniz olsun!”
Vedat Bey balkondan kırmızı kaplı kitapçığı gösterdi:
— “Ben merhamet değil, Kat Mülkiyeti Kanunu bilirim!”
— “Madde 18 çok açıktır!”
— “Kat malikleri birbirini rahatsız etmemekle yükümlüdür!”
— “Ortak alanı işgal ettiniz!”
— “Her yer kedi pisliği ve kemik doldu!”
— “Dün akşam torunum bahçede koşarken köpek havladı, çocuk havale geçiriyordu!”
Şule Hanım çatalını havaya kaldırdı:
— “Köpekler sadece oyun istiyor!”
— “Senin torunun taş atmasın onlara!”
— “Bu hayvanların yaşam hakkı 5199 sayılı kanunla korunuyor!”
— “Bana kanun öğretme Vedat Bey!”
Vedat Bey içeri koştu, WhatsApp grubuna girdi:
— “Fotoğrafları çekip gruba atıyorum!”
— “Yönetimi derhal toplantıya çağırıyorum!”
III. Bodrum 2. Noterliği’nden Üçüncü Kırmızı Zarf
Öğleden sonra saat 14.00’te site yönetimi acil toplandı.
Yönetim ofisinde hava kurşun gibi ağırdı.
Masada çaylar soğumuştu.
Site Yönetim Kurulu Başkanı emekli Noter Başkâtibi Muzaffer Bey evrakları açtı.
Masada iki adet sarı tebligat zarfı duruyordu.
Muzaffer Bey gözlüğünü düzeltti:
— “Değerli komşular, durum kontrolden çıktı.”
— “Şule Hanım’a haziran ayında ilk ihtarnameyi çektik.”
— “Temmuz başında ikinci ihtarnameyi gönderdik.”
— “‘Ortak alanı temizleyin’ dedik.”
— “Fakat kedi sayısı on dörtten yirmi ikiye çıktı.”
— “Ortak bahçede altı adet strafor kulübe daha tespit ettik.”
— “Köpekler gece havlayarak bebekleri uyandırıyor.”
Vedat Bey masaya yumruğunu vurdu:
— “Üçüncü ve son ihtarnameyi çekelim Muzaffer Bey!”
— “Bodrum 2. Noterliği’ne hemen gidelim!”
— “Yönetim Planı Madde 14 açıkça yazıyor:”
— “‘Ortak alanlarda ve eklentilerde evcil veya sahipsiz hayvan barındırılamaz.’”
— “Üç gün kesin mühlet verelim!”
— “Kulübeleri kaldırmazsa tahliye davası açalım!”
Yönetim kurulu oy birliğiyle karar aldı.
Kırk sekiz kat malikinin şikâyet dilekçesi dosyaya eklendi.
Karar defteri mühürlendi ve imzalandı:
Çat, çat, çat!
İki saat sonra Bodrum 2. Noterliği’nden üçüncü ihtarname hazırlandı.
Yevmiye numarası 2026/1842 idi.
İhtarnamede çok sert ifadeler yer aldı:
“Kat Mülkiyeti Kanunu Madde 18 ve Yönetim Planı Madde 14 uyarınca…”
“Ortak bahçedeki tüm barınakların, mama kaplarının ve hayvanların 72 saat içinde tahliyesi…”
“Aksi halde Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde müdahalenin men’i davası açılacağı…”
Zarf kırmızı mumla mühürlendi.
Akşamüzeri tebligat memuru sarı zarfı Şule Hanım’ın kapısına yapıştırdı.
IV. Mama Kabı Tekmeleme Operasyonu ve Balkon Suikastı
Cuma sabahı verilen 72 saatlik mühlet doldu.
Saat tam 10.00’du.
Site Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Bey, Vedat Bey ve site bekçisi İdris bahçedeydi.
İdris’in elinde büyük siyah bir çöp poşeti ve tırmık vardı.
Şule Hanım ise bakkala ekmek almaya gitmişti.
Vedat Bey eliyle işaret etti:
— “Hadi İdris, temizle şunları!”
— “At çöpe bütün straforları!”
— “Kokudan nefes alınmıyor burada!”
İdris çekinerek zeytin ağacına yaklaştı.
İlk kedi evine ayağıyla hafifçe vurdu:
Küt!
Strafor kutu parçalandı.
Vedat Bey yoğurt kaplarına tekme attı:
Çat!
İçindeki kuru mamalar ve kokmuş ciğer parçaları çimlere saçıldı.
Kediler korkuyla ağaçlara tırmandı.
Tam o sırada sitenin demir bahçe kapısı açıldı.
Şule Hanım elinde pazar filesiyle içeri girdi.
Manzarayı görünce elindeki taze domatesler yere saçıldı.
Gözleri yuvalarından fırladı:
— “Vandallar! Katiller! Ne yapıyorsunuz siz?”
Şule Hanım çığlık atarak İdris’in üzerine koştu.
Çantasından çıkardığı yarım kiloluk ıslak kedi maması poşetini yırttı.
Poşetin içindeki jöleli sosu Vedat Bey’in üzerine var gücüyle fırlattı:
Şılap!
Jöleli mama Vedat Bey’in beyaz keten gömleğine yapıştı.
Vedat Bey neye uğradığını şaşırdı.
Gömleğinden aşağıya kahverengi et parçaları süzüldü.
Şule Hanım tırmığı İdris’in elinden kaptı:
— “Dokunmayın yavrularımın yuvasına!”
— “Sizi jandarmaya veririm!”
— “Hayvan hakları derneğini buraya yığarım!”
Vedat Bey gömleğindeki mamayı temizlemeye çalışırken bağırdı:
— “Bana mama fırlattı! Darp var, saldırı var!”
— “Muzaffer Bey şahit olun!”
— “Bu kadın tımarhanelik!”
Bütün site sakinleri pencerelere ve balkonlara çıktı.
Kimi Şule Hanım’ı alkışladı, kimi Vedat Bey’e hak verdi:
— “Ayıp be Şule Hanım, adamın üstü battı!”
— “Helal olsun Şule Hanım, hayvanları koru!”
Bitez vadisi kadın çığlıkları ve köpek havlamalarıyla inledi.
V. Sulh Hukuk vs 5199 Sayılı Kanun: Kedili Duruşma
Ertesi hafta Bodrum Adliyesi karıştı.
Site yönetimi Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi’ne resmi dava açtı.
Dava konusu: KMK Madde 33 uyarınca hâkimin müdahalesi ve ortak alana müdahalenin men’i.
Dava dilekçesinde noter ihtarnameleri, veteriner faturaları ve fotoğraflar sunuldu.
Fakat Şule Hanım da boş durmadı.
Bodrum Hayvan Hakları Derneği avukatlarını devreye soktu.
Duruşma günü adliye koridoruna yirmi hayvansever geldi.
Şule Hanım kucağında ‘Pamuk’ isimli tek gözü kör sarman bir kediyle salona girdi.
Mübaşir kapıda bağırdı:
— “Kediyi dışarı çıkarın hanımefendi!”
— “Duruşma salonuna evcil hayvan sokulamaz!”
Şule Hanım kediyi göğsüne bastırdı:
— “O benim canlı delilim hâkim bey!”
— “Bakın bu masum cana nasıl kıyacaklar?”
Yönetim avukatı kürsüye çıktı:
— “Sayın hâkim, davalı ortak bahçeyi kontrolsüz barınağa çevirmiştir.”
— “Tapuya tescilli Yönetim Planımız açıktır, ortak alanda hayvan beslenemez.”
— “Müvekkillerimiz koku ve gürültüden balkonlarına çıkamamaktadır.”
— “Yargıtay içtihatları uyarınca tahammül sınırını aşan bir rahatsızlık vardır.”
— “KMK Madde 18 gereği derhal tahliye talep ediyoruz.”
Şule Hanım’ın avukatı ise 5199 sayılı kanunu öne sürdü:
— “Sayın mahkeme, sokak hayvanları sahipsizdir.”
— “5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Madde 6 uyarınca bu hayvanlar bulundukları ortamda korunur.”
— “Besleme yapmak vicdani ve yasal bir haktır.”
— “Site yönetim planı üst kanun olan 5199’a aykırı olamaz!”
Hâkim dosyayı inceledi.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin kararlarını hatırlattı:
— “Hayvanları beslemek haktır, fakat ortak alanı hijyenik olmayan barınağa çevirmek KMK 18’e aykırıdır.”
— “Dava konusu alanda keşif yapılmasına karar verilmiştir.”
VI. Bitez Kararı: Komşuluk Hukuku ve Tarafsız Bölge
İki hafta sonra mahkeme heyeti Bitez’e geldi.
Bilirkişi ziraat mühendisi ve veteriner hekim bahçeyi adım adım inceledi.
Toprak numuneleri alındı, koku seviyesi ölçüldü.
Sonuçta tarafları uzlaştıracak tarihi bir karar çıktı.
Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi ara kararını açıkladı:
-
Binaların hemen önündeki ortak çim alandaki strafor kulübeler kaldırılacak.
-
Çiğ tavuk ciğeri ve koku yapan bozulabilir yemek artıkları ortak alana dökülmeyecek.
-
Sitenin en arka köşesinde, binalardan 50 metre uzaktaki zeytinlikte kontrollü bir besleme noktası kurulacak.
-
Besleme sadece kapalı kuru mamayla ve sabah 07.00 - 08.00 arasında yapılacak.
-
Kedi ve köpeklerin aşıları belediye veterinerliğince tamamlanacak ve küpeleri kontrol edilecek.
-
Kurallara uymayan tarafa her ihlal için 5 bin TL idari yaptırım uygulanacak.
Bu karar her iki tarafı da tam memnun etmedi.
Fakat savaşı tamamen bitirdi.
Vedat Bey sabahları artık ciğer kokusuyla değil, fırından gelen sıcak simit kokusuyla uyanıyordu.
Gömleğindeki mama lekesi kuru temizlemede zor çıktı ama çıktı.
Şule Hanım ise her sabah sessizce sitenin en arka köşesine yürüdü.
Strafor evler yerine estetik boyalı ahşap iki kulübe yapıldı.
Kediler yeni yerlerine çabuk alıştı.
Bodrum 2. Noterliği’nin kırmızı mühürlü ihtarnameleri ise birer anı olarak çekmecelere kaldırıldı.
Bitez’de mandalina ağaçları yeniden meyveye durdu.
Komşuluk hukuku, kedilerin mırıltısıyla insanların huzuru arasında pamuk ipliğiyle de olsa dengelendi.